top of page

Yalıkavak Tatil Köyü

Bodrum’un köklü tarihini ve sert kayalık coğrafyasını, doğanın en asil figürlerinden biriyle, 'Denizatı' ile buluşturuyoruz. 370.000 m2’lik bu devasa yerleşke, sadece bir tatil köyü değil; formunu kıyı şeridinin doğal kavislerinden alan yaşayan bir organizmadır. Denizatının sert dış kabuğu, arazinin karakteristik kayaç yapısıyla; onun deniz altındaki renk çeşitliliği ise Bodrum’un zengin bitki örtüsü ve enerjisiyle hayat buluyor. Phi Landscape olarak bu projede, doğanın anatomik mirasını teknik bir disiplinle işleyerek, her detayda estetik bir denge ve fonksiyonel bir derinlik inşa ettik.


Deniz altında yaşayan canlıların zengin renk paleti, Bodrum’un canlı ve karakteristik atmosferiyle örtüşürken; denizin en soylu canlılarından ilham alan tasarım yaklaşımı, bölgenin tarihsel derinliğini ve kültürel mirasını yansıtır. Sert ve dayanıklı fiziksel yapı anlayışı ise, alanın doğal kayalık yapısından beslenerek mimari dile aktarılmıştır. Doğal topografya ile bütünleşen bu yaklaşım, projeyi yalnızca bir tatil köyü değil; doğa, tarih ve mimarinin uyum içinde buluştuğu bütüncül bir yaşam deneyimi haline getirir.

Location
Yalıkavak, Muğla, Türkiye
Project Year
2021
Project Area
370.000 m2
Client
Confidential
girişTag2.jpg
bahçeden cephe.jpg
oyun alanı 2.jpg
6.jpg
PHI KATALOG 13.02.26 (2).jpg
PHI KATALOG 13.02.26 (1).jpg

Konsept proje , arazinin doğal formundan okunabilen deniz atı silüetinden yola çıkarak geliştirilmiştir. Doğal ancak kayalık yapıya sahip arazi, deniz atının dışarıdan yumuşak görünen fakat kemiksiplakalarla korunan sert kabuğuyla benzer bir karakter sergilemektedir. Bu benzerlik, tasarımın biçimsel bir benzetmenin ötesine geçerek, mekânsal ve yapısal bir kurguya dönüşmesini sağlamıştır.

Ana dolaşım aksı, deniz atının omurgasını temsil eden süreklilik taşıyan bir hat olarak ele alınmış; sert, teraslanmış ve kayalık alanlar “kabuk” kavramı altında yorumlanmıştır.

Bu projede çıkış noktamız, arazinin kendi formunu okumak oldu. Araziyi incelediğimizde, genel silüetin deniz atını çağrıştıran doğal bir yapıya sahip olduğunu fark ettik. Bu benzetme biçimsel bir referans olmanın ötesine geçerek, projenin ana kavramsal omurgasını oluşturdu.

Previous Item
bottom of page